Fredy Perlman

Er-Tarihe Karşı, Leviathan’a Karşı

Fredy Perlman

Bu yazı 2006 yılında Kaos Yayınları tarafından yayınlanan ve Fredy Perlman’ın tarih boyunca uygarlık mega-makinesine karşı süren direnişlerin hikayesini anlattığı Er-Tarihe Karşı, Leviathan’a Karşı kitabından alıntıdır.

Er-Tarihe Karşı, Leviathan’a KarşıSır meydanda. İnsanlar onları kafese koyana dek kuşlar özgürdür. Biyosfer, Tabiat Ana’nın kendisi, kendi kendini nemlendirdiğinde, güneşte uzandığında ve derisinden sürüngenlerle ve uçucuların kaynaştığı rengârenk tüyler püskürttüğünde özgürdür. Eşit büyüklükte başka bir küre ona çarpana ya da cesetvarî bir mahlûk derisini deşene, bağırsaklarını yırtana dek kendi doğası dışında hiçbir şey ya da oluş tarafından belirlenmez.

Ağaçlar, balıklar ve böcekler; her biri kendi potansiyelini, arzusunu keşfederek tohumdan olgunluğa erişinceye dek özgürdür, ta ki böceğin özgürlüğü kuş tarafından kısılana dek. Yenilen böcek, kendi özgürlüğünü kuşun özgürlüğüne hediye etmiştir. Kuş, sırası geldiğinde, böceğin en sevdiği tohumu toprağa düşürüp onu gübrelediğinde böceğin vârislerinin özgürlüğünü çoğaltacaktır.

Devamını okuyun

Günlük Yaşamın Yeniden Üretimi

Fredy Perlman

Çevirenler: Necmi Aydemir, Sezgin Ata

Kabile üyelerinin gündelik pratik etkinlikleri o kabileyi yeniden üretir veya ebedileştirir. Bu yeniden-üretim yalnızca fiziksel değil aynı zamanda toplumsaldır da. Kabile üyeleri, gündelik etkinlikleri ile, yalnızca bir grup insani varlığı yeniden üretmezler; bir kabileyi, yani içinde bu insani varlıklar grubunun kendine özgü etkinliklerini kendi tarzında gerçekleştirdiği özel bir toplumsal formu yeniden-üretirler. Kabile üyelerinin kendilerine özgü etkinlikleri; onları gerçekleştiren insanların, bir arının bal üretmesinin arının “doğası”ndan kaynaklanıyor oluşu gibi, “doğal” karakteristiklerinin sonucu değildirler. Kabile üyesi tarafından günlük yaşamın kurallarının oluşturulması ve bunun ebedileştirilmesi, maddi ve tarihsel koşullara kendine özgü toplumsal bir karşılıktır.

Devamını okuyun

İlerleme ve Nükleer Güç: Kıtanın ve İnsanlarının Yok Edilişi

Fredy Perlman

Aşağıdaki yazı ilk kez 8 Nisan 1979 tarihli Fifth Estate dergisinin anti-nükleer özel sayısında yayınlandı. Doğu Pennysylavania’daki Three Mile Island nükleer santralindeki bir kazadan hemen sonra aynı yılın başlarında yazıldı. Kazanın haberleri yayıldıkça, resmi haberler, “Abartmanın gereği yok, durum dengeli, herşey liderlerin kontrolü altında.” ısrarında bulundu, fakat aslında santralin yakınlarında yaşayan insanlar tahliye edilmek zorundaydı. Bu yazıda Fredy Perlman, bizlere bu bölgenin özgün ikametçilerinin yavan sözler, vaatler ve her zaman sermaye’nin yanında yer alan polis tarafından nasıl aldatıldığını ve yok edildiğini hatırlattı.
İnsanların, toprağın ve diğer canlıların tasarlanmış bir şekilde zehirlenmesi, yalnızca en kötü ikiyüzlülükle “kaza” olarak nitelendirilebilir. Sadece bilinçli körlük, Teknik ilerlemenin bu sonucunun “beklenmedik” olduğunu iddia edebilir.

“Daha yüksek varlıklar” uğruna bu kıtanın canlı sakinlerinin zehirlenmesi ve ortadan kaldırılması Doğu Pennsylvania’da başlamış olabilirdi, fakat bu kesinlikle geçtiğimiz bir kaç hafta boyunca olmadı.

Devamını okuyun