Evrim

Uygarlığa Dair Yedi Yalan

Ran Prieur

1. İlerleme. “İlerleme” yalanı onun sadece iyi ya da kaçınılmaz olduğu değil; onun (hep) var olduğu, bizim de onu her zaman düz bir çizgi şeklinde, tek yönlü, sürekli ve olumlu anlamdaki değişim olarak tecrübe ettiğimizdir. “İlermeyi” bu şekilde düşünebiliriz; çünkü kültürümüzün merkezinde yer alan bir yalandır ve her yerde onun yanılsamaları ve fantezileri bulunmaktadır: “Alt” sınıflardan “üst” sınıflara yükseldiğimiz bir eğitim sistemi var – ama bu yükselme gerçek değil, sadece bize anlatılan bir masal. Deneyim yerine kalıplaşmış hikâyeler, sezgi yerine akıl, çeşitlilik yerine tek tiplilik, bağımsızlık yerine kabullenme ve doğaçlama yerine tahmin edilebilirliği koyduğumuz bu değişim, egemen sisteme daha iyi uyum sağlamamız için. Ardından “alt” mevkilerden “üst” mevkilere yükselmemiz gereken ücretli çalışma sistemi gelir. Ama çok azımız bunu yapar ve her halükârda “üst” (mertebe) yalnızca egemen sistemin ilgimiz, değerlerimiz ve ruhlarımız üzerinde daha sıkı bir hakimiyete sahip olduğu anlamını taşır.

Devamını okuyun

Evcilleştirme, Nüfus ve Salgın Hastalıklar

Serhat Elfun Demirkol

Kontrol, uygarlığın merkezi bir bileşenidir. Her ne kadar kontrol üzerine bir yaşam sürüyor olsak da, zaman zaman depremler, kasırgalar, salgın hastalıklar bunun asla böyle olmadığını anımsatıyor.

Yaşam bir ağdır ve tüm canlılar bu ağ içersinde birbirleri ile etkileşim halindedir. İnsanlar da, mikroorganizmalar da bu ağın bir parçası oldukları için, sürekli olarak birbirlerine etki içersindeler. Hastalık yapıcı mikroorganizmalar ile insanların bu etkileşimleri özellikle tarım toplumuna geçiş ve evcilleştirmeyle birlikte çok daha vahim sonuçları doğuracak şekilde gelişmeye devam etmektedir. Ancak konuyu buradan başlatmadan önce, bu hastalık mikroplarının kafalarında olup bitenleri ve mikropların yaşam ağındaki önemini ve yerini iyice idrak etmemiz gerekir. Bu yüzden isterseniz, bir süre mikrop gibi düşünelim – Jared Diamond’ın Tüfek, Mikrop ve Çelik kitabından alıntılarla devam edelim.

Mikroplar da bizler gibi evrimleşir. Seçilim, her zaman yavrulamakta ve yavrularının yaşayabilecekleri uygun yerlere dağılmasına yardım etmekte en başarılı olan tekler lehine işler. Mikrop için dağılma tahmin edebileceğiniz üzere kişiden kişiye bulaşmadır. Kısacası, bir mikrop ne kadar iyi yayılırsa o kadar çok ürer ve doğal seçilim onun lehine işler. Bu anlamda bütün mikroplar kendilerine özel yayılma stratejileri geliştirirler. Kimileri ev sahibinin ölmesini ve bir başkası tarafından yenmesini bekler; kimileri ev sahibinin ölümünü beklemez ve ev sahibini ısıran böceklerle yeni bir ev sahibine kadar yolculuk eder; ve tabiki genellikle kendi işini kendileri gören mikroplar.

Devamını okuyun