Enerji

Hidroelektrik Santrallerin Psikopatolojisi

Serhat Elfun Demirkol

yeniHarman Ocak 2011

Anadolu’nun irili ufaklı tüm akarsuları üzerinde yaklaşık 2 bin civarında hidroelektrik santral (HES) inşa edilmesi planlanıyor. HES inşaatlarının bir kısmı devam ederken tepkiler de yükseliyor. Kastamonu’nun Cide ilçesinde yer alan Loç Vadisi de bu projelerden muzdarip olan yerlerden sadece bir tanesi. Santral, 10 yıl önce milli park ilan edilen Küre Dağları Milli Parkı’nın hemen sınırında inşa ediliyor. Vadi ise eşsiz doğasıyla dünyada yalnızca bu bölgede yetişen 29 tür bitkiye ve çok sayıda hayvana ev sahipliği yapıyor. HES’in bölgenin doğasına ve kültürüne olumsuz etkileri olacağını söyleyen yöre halkı ise sarı yazmalarıyla renkli mücadelelerini sürdürüyor. Loç Vadisi sakinleri çok sayıda basın açıklaması ve protesto gerçekleştirdi, vadide çalışmaları engellemek için bir kamp kurdu ve bu röportajı yaparken Cide HES projesinin sahibi ORYA Enerji önünde bir oturma eylemi gerçekleştiriyordu. HES projeleri ekolojik, hukuki ve toplumsal açılardan tartışılsa da mücadele edenleri ve HES projelerini gerçekleştirenleri harekete geçiren duygular ve psikopatolojileri belki de hiç konuşulmamıştı. Loç Vadisi’ne destek olmak amacıyla Kasım ayı içerisinde vadide çalışma yapan bir iş makinesinin üzerine çıkarak inşaatı durduran Klinik Psikolog Sinem Demir ile HES’leri farklı bir şekilde konuştuk.

Devamını okuyun

İlerleme ve Nükleer Güç: Kıtanın ve İnsanlarının Yok Edilişi

Fredy Perlman

Aşağıdaki yazı ilk kez 8 Nisan 1979 tarihli Fifth Estate dergisinin anti-nükleer özel sayısında yayınlandı. Doğu Pennysylavania’daki Three Mile Island nükleer santralindeki bir kazadan hemen sonra aynı yılın başlarında yazıldı. Kazanın haberleri yayıldıkça, resmi haberler, “Abartmanın gereği yok, durum dengeli, herşey liderlerin kontrolü altında.” ısrarında bulundu, fakat aslında santralin yakınlarında yaşayan insanlar tahliye edilmek zorundaydı. Bu yazıda Fredy Perlman, bizlere bu bölgenin özgün ikametçilerinin yavan sözler, vaatler ve her zaman sermaye’nin yanında yer alan polis tarafından nasıl aldatıldığını ve yok edildiğini hatırlattı.
İnsanların, toprağın ve diğer canlıların tasarlanmış bir şekilde zehirlenmesi, yalnızca en kötü ikiyüzlülükle “kaza” olarak nitelendirilebilir. Sadece bilinçli körlük, Teknik ilerlemenin bu sonucunun “beklenmedik” olduğunu iddia edebilir.

“Daha yüksek varlıklar” uğruna bu kıtanın canlı sakinlerinin zehirlenmesi ve ortadan kaldırılması Doğu Pennsylvania’da başlamış olabilirdi, fakat bu kesinlikle geçtiğimiz bir kaç hafta boyunca olmadı.

Devamını okuyun

Petrol Doruğu Nedir?

Serhat Elfun Demirkol

“Herhangi sonlu bir kaynağın, üretim başlangıcına, üretim doruğuna ve üretim sonuna sahip olacağı, ve bazı noktalarda maksimum üretim seviyesine ulaşacağı” noktasından ilerleyerek ortaya atılmış bir kavramdır; Petrol Doruğu, küresel hidrokarbon üretimin medyanıdır. Ayrıca, Hubbert Doruğu olarak da adlandırılır.

Petrol üretiminde böyle bir doruk, jeologlar, fizikçiler ve yatırım bankerleri tarafından bilimsel bir sonuç olarak aktarılıyor.

Peki neden; petrolün sonundan ziyade petrolün doruğu konuşulmakta ve göz önünde tutulmaktadır?

Devamını okuyun