Toplumsal Devrimi Beklerken Ekolojik Yıkıma Doğru
24 Kasım 2005
Dünyaya baktığımda delirmiş bir kargaşa görüyorum. Her şey bir biri içine girmiş ve sanki hiç düzelemeyecekmiş gibi karışmış durumda. Tarihimiz boyunca hiç bu kadar –izm’i bir arada gördüğümüzü sanmıyorum. Ortaya çıkan her fikir kendini yıkması, evirmesi gerekirken, kendini ideolojileştirmeye devam ediyor – ama isteyerek ama istemeyerek.
Evet çağımız, sanıldığı gibi ne uzay çağı ne de bilim. Çağımız ideolojiler çağı; ve bu ideolojilerin ön gördükleri nihai kurtuluş projeleri etrafımızı sarmış durumda. Artık fikir önderleri, tıpkı dinlerin ortaya çıkışındaki amaç gibi yine benzer amaçları dillendiriyorlar. Birileri, yine diğerlerine neyin nasıl olması gerektiğini anlatıyor. İnsan doğasının iyi ve kötü dikotomisine göre – yada daha farklı dikotomilere göre – izahı yapılıyor. Yeni çağın materyalist dinleri ve din adamları Cenneti vaat ediyor.
Bununla birlikte, tüm bu fikirlerin takipçileri öngörülen sosyal devrimi bekliyorlar yada sosyal devrimi yaratacak tarihsel koşullar, ekonomik ve sosyal yapının yeterliliği için mücadele veriyorlar. Ve her birinin öngördükleri sosyal devrim adına kitlelerin sosyalleşmesi (evcilleşmesi) için çaba harcanıyor; ta ki sosyal düzenin alt üst olacağı ve sosyal devrimin gerçekleşeceği güne kadar.