Yazı , , , , ,
Bir yorum yaz

Hiçin Sanatı

Thomas J. Elpel

Pony Montana Hollowtop Açık Hava İlkel Beceriler Okul müdürü.
Çeviren: Serhat Elfun Demirkol

hiçin sanatı

Bir Shoshone yerleşkesi. Fotoğraf: W. H. Jackson, 1870, Wyoming

Büyük Havza Çölündeki yerlilerden Shoshonean topluluklarıyla ilk kez karşılaşan Batılılar, onları zavallı ve tembel olarak tanımladılar. Birçok gözlemci tamamiyle ekilmemiş boş arazide yaşadıklarını ve henüz durumlarını geliştirecek hiç birşey yapmıyor göründüklerini dile getirdi. Hiç ev yada köy inşa etmediler, çok az alet ve mal mülke sahiplerdi. Hemen hemen hiç sanat yoktu. Ve çok az besin depo ediyorlardı. Tüm yaptıkları etrafta oturmak ve hiçbir şey yapmıyor gibi gözükmekti. Shoshone’ler gerçek avcı-toplayıcıydı. Yaşamlarını bir yiyecek kaynağından diğerine yürüyerek harcadılar. Ev inşa etmemelerinin nedeni göçebe yaşam tarzlarında evlerin onlar için kullanışsız olacağındandı. Sahip oldukları her şey bir yerden bir yere arkalarında taşıdıkları şeylerdir. Çok sayıda alet veya mal mülk veya sanat üretmediler, çünkü taşımak için ağır bir yük olacaktı.

Çoğu kez Shoshone gibi böyle ilkel kültürlerin hayatta kalmak için tüm zaman boyunca çalışmak zorunda olduklarını zannederiz, fakat gerçekte bunlar genellikle çok fazla boş zamanı olan insanlardır. Dünyanın farklı bölgelerindeki antropolojik çalışmalar, avcı-toplayıcı tip toplumların geçimlerini sağlamak için günde tipik olarak yalnızca iki veya üç saat çalıştıklarını göstermiştir. Geyik ve yabanılın diğer yaratıkları gibi, avcı-toplayıcı insanların gezip dolaşmaktan ve yemekten daha fazla yapacak hiçbir şeyleri yoktu.Shoshone’lerin ellerinde bolca vakit vardı çünkü hemen hemen hiç maddi kültür üretmediler. Tembel değillerdi; yalnızca az masraflıydılar. Saatlerce hiçbirşey yapmadan oturmak onlara değerli kalorilerini korumak için yardım etti, böylece kendilerini doyurmak için her gün çok fazla kalori toplamalarına gerek kalmayacaktı.

Bugün biz batılıların bir çoğu kendimizi bu tür basit kültürler ile büyülenmiş buluyoruz ve çok azımız gerçekten ilkel yaşam tarzlarını yeniden yaratmak veya yeniden üretmek için bu kültürlerin içine dalıyoruz. Bizlerin tipik batılı hevesiyle onların içersinde idrak ediyoruz ve üretiyoruz, üretiyoruz, üretiyoruz. Her ilkel el sanatını öğrenmek için hevesle çalışıyoruz, ve her türlü ilkel giyim, aletler, ve sanat, ve gösterişsiz maddeleri üretiyoruz. Gerçek avcı-toplayıcı kültürler tüm mal mülklerini sırtlarında taşıdılar, fakat biz modern ilkeller kısa bir süre sonra kampı hareket ettirmek için kamyonete ihtiyacımız olduğunu bulduk! İlkel yaşam tarzını yeniden yaratmak için çabamızda ironik olarak bütünüyle hedefimizi kaçırmakta olduğumuzu buluyoruz – bir çok ilkel eşyalar yapmaktayız, fakat ilkel kültürlerin gerçek doğasını kavramaya başlamadık. O özü gerçekten kavramak, akışına bakmamızı, ve hiçbirşey yapmamanın sanatını anlamaya başlamamızı gerektirir. Hiçin sanatını anlamak biz batılılar için oldukça meydan okuyucu bir kavramdır. “İlkel” kamp gezisine gittiğimizde, batılı bakış açılarımızı da bizimle birlikte alıyoruz. Barınağımızı yapmak için çayırda düz bir yer buluruz, ve eğer bölge düzlük değilse, düzeltiriz. Daha sonra materyaller toplarız ve duvarları ve barınağın tavanını inşa ederek sıfırdan başlarız. Alışkın olduğumuz şeyi yaparız; çimenlikteki incelenmiş parsel üzerinde barınağı inşa ederiz. Daha sonra materyaller toplar ve barınağımızı padavrayla kaplarız, gökyüzünde bulut olup olmadığını, veya bir ay içinde yağmur yağıp yağmayacağını gözetmeksizin.

Bu yolda yaptıklarımızın parçası bizim kültürel terbiyemizden ileri gelir. Onun diğer bir parçası basitçe hiçbir şey öğrenmemekten ziyade bir şeyler öğrenmek, eğitmenler olarak bizler için daha kolay olduğundan dolayıdır. Bir şeylerin nasıl yapılacağını öğretmek, hiçbir şey yapmaya nasıl gerek olmadığını öğretmekten çok daha kolaydır. İlkel becerilere doğru birşeyler-yap yaklaşımı ihtiyacınız olan her şeyi yapmaktır, fakat hiçbirşey-yapmama metodu her şeyi bulmaktır.

Örneğin, barınağın hiçbirşey-yapmama metodu bir barınak inşa etmekten çok bir barınak bulmaktır. Üzerinde geliştirme yapılabilen kısmi bir barınak aramak için iki saat harcamak kolaylıkla sizi iki saatlik sıkı bir çalışma gerektiren inşa etme zamanından kurtaracak, ve genellikle bu yolla daha iyi bir barınağa sahip olacaksınız. Daha çok, barınağın hiçbirşey-yapmama metodu ilk önce gelmekte olan havaya bakmaktır, ve yalnızca ne gerekliyse onu yapmaktır. Eğer yağmur yağmayacaksa, barınağınızın yağmura dayanıklılığı için hiçbirşey-yapmayabilirsiniz. Daha sonra elbette çabalarınızı yalnızca sizi hem kuru hem sıcak yerine sadece sıcak tutacak bir barınağa koymanız gerekecektir.

Hiçbir şey yapmamanın sanatını daha iyi hale getirmek için bir insanın yapabileceği veya yapamayacağı, hem küçük hem de büyük birçok şey var. Bu, bir bardak yapıp taşımanın yerine, kaynaktan ellerini bitiştirerek su içmek, bir çubuğu düzenli olarak yontmak için bıçak kullanmaktansa bilenmiş bir nokta bulmak için çubukları kırmak kadar basit olabilir. Elle yapılmış kaşıklar ve çatallar imal etmeniz, taşımanız ve en kötüsü temizlemeniz gereken “birşey-yap” aygıtlarıdır. Fakat yemek çubukları (ince dallar) imal edilmesi veya taşınması gerekmeyen, ve işinizi bitirdiğinizde ateşe atabileceğiniz “hiçbirşey-yapma” aygıtlarıdır.

Henry David Thoreau, Walden gölündeki kulübesinde kağıtların uçmasını engellemek için kullandığı bir taşı yazmıştı. Taşın tozunu alması gerektiğini keşfettiğinde taşı atmıştı. Bu “hiçbirşey yapmama” davranışının tam özüdür.

İlkel becerilere karşı hiçbir şey-yapmama yaklaşımı yaptığınız bir şeydir. Hiçbir şey yapmamak zaman ve enerjiyi koruduğunuz bir yoldur, bu yüzden günlük işinizi daha etkili bir biçimde bitirebilirsiniz. İlkel beceriler konusunda yıllar boyunca süren deneysel araştırmalarımda bulduğum tek şey, bir günün işlerinin hepsini tamamlamak için bir günde nadiren yeteri kadar zaman olduğudur. Dışarı çıkmak ve barınak inşa etmek, çalışan bir yay yapmak, tuzaklar kurmak, kökleri kazmak, çanaklar ve kaşıklar yapmak, ve yemek pişirmek zordur. Avcı-toplayıcı topluluklar günde yalnızca iki-üç saat çalışmayı başardılar, hala onların yaşam tarzlarını taklit etmekteki çabalarımızda sonuçta tüm gün çalışmaya varıyoruz.

Hiçbir şey yapmamak araştırma için bir yaklaşımdır; düşünce ve eyleme biçimidir. Mesela, çeşitli ilkel becerilerin çok sayıda zamanlanmış çalışmalarını yapıyorum: örneğin tam bir barınak inşa etmek ne kadar zaman alır? Saatte ne kadar miktarda belirli besin kaynağı toplayabilirim? Farklı toplama teknikleri kullanarak toplanan ekini arttırabilir miyim?
Farkına vardığım tek şey benzer ilkel kapan tuzakları yapmak yalnızca marjinal olarak ekonomiktir. Zaman açısından yoğundur; taşımak için ağırlık ekler, ve tuzakların genelde kısa yaşam süreleri vardır. Hiçbir şey yapmama alternatifi elde ne varsa onu kullanmaktır, bıçak bile kullanmadan, çubukları almak ve onları bir tuzak içinde bir arada kullanmaktır. Bu “hiç metodu”nun başlangıç niteliğindeki testleri geleneksel, oyulmuş ve imal edilmiş tuzaklarla eşit sonuçlar üretmişti, hem de daha küçük zaman yatırımı ile.

İlkel avcı-toplayıcı tarzı kültürler hiçbir şey yapmama konusunda çok iyilerdi. Tam olarak bunu nasıl iyi yaptıklarını saptamak zor. Çünkü hiçbir şey yapmamak geride arkeolojik kayıt için hiçbir şey bırakmaz. İnsan eliyle yapılmış bir şey bulduğumuz zaman, yaptıkları bir şey belgelenebiliyor. Şimdiye kadar yeteneklerinin en önemli parçaları yapmadıkları şeyler ve ne yaptıklarını, bunların ne olduklarını keşfetmek için bir yol yok.

Bununla beraber, kendin için keşfedeceğin şey, hiçbir şey yapmama sanatını öğrendiğin mertebede, kırlarda çok daha fazla evde olduğundur. Artık bir çok alet ve araca bağımlı olacak mısınız, artık doğanın elementlerini bizlerin batılı tanımlarına uydurmak için şekil vermeye ihtiyacınız var mı? Artık hiçbir şekilde hiçbir şeye ihtiyacınızın olmadığını bulacağınız o güne kadar, çok daha azına ihtiyacınız olduğunu farkedeceksiniz. Daha sonra zamanınız ellerinizde olacak, öyle ki hiçbir şey yapmamayı, veya bir şeyler yapmayı bile seçebilirsiniz.

Bir Cevap Yazın