Uygarlığın Ötesinde
6 Eylül 2011
Daha önce sitede tanıtmış olduğumuz Daniel Quinn’in Uygarlığın Ötesinde (Beyond Civilization) kitabını bölüm bölüm Türkçe olarak yayınlamaya başlayacağız. Umarım hoşunuza gider. E, hadi başlayalım.
BÖLÜM BİR
Problemi Kuşatmak
Bu hikayeyi büyük babamdan dinledim. O da kendi büyük babasından dinlemiş. Büyük babası da kendi büyük babasından. Bu, yüzyıllarca bu şekilde devam etmiş. Anlayacağınız bu hikaye çok eski. Ama asla kaybolmayacak, çünkü ben de kendi çocuklarıma aktaracağım ve çocuklarım da kendi çocuklarına. Bu şekilde aktarılmaya devam edecek.
Çingene Masalcı Lazaros Harisiadis,
Diane Tong Çingene Masalları’ndan alıntı
—
Başlangıçtaki Hikaye
Bir zamanlar dünya denen bir gezegende yaşam ortaya çıkmıştı. Kurtlar, balıklar, kuşlar, orangutanlar, keçiler, aslanlar, hepsi kendine özgü pek çok farklı sosyal yapıya sahiplerdi. Yaşam ağının üyelerinden olan bir tür ise kabile denilen eşsiz bir sosyal yapı geliştirdi. Kabile milyonlarca yıl boyunca insan için işe yaramıştı, ancak bir zaman geldiğinde kabileye göre daha hiyerarşik olan (uygarlık denilen) yeni bir sosyal yapıyı denemeye karar verdiler. Çok geçmeden, hiyerarşinin en tepesindekiler büyük bir lüks içerisinde yaşamaya başladı, boş zamanlarının tadını çıkarıp her şeyin en iyisine sahip oldu. Onların altındaki daha geniş bir sınıf insan ise oldukça iyi yaşıyordu ve bundan şikayetleri yoktu. Ancak hiyerarşinin en altında yaşayan kalabalık bundan hiç de hoşlanmadı. Hayatta kalmak için mücadele ediyorlardı. Çalışıyor ve hayvan sürüleri gibi yaşıyorlardı.
“Bu işe yaramıyor,” dedi kalabalık. “Kabile tarzı daha iyiydi. O tarza geri dönmeliyiz.” Ama hiyerarşiyi yönetenler “O ilkel yaşamı sonsuza kadar arkamızda bıraktık. Ona geri dönemeyiz.” dediler.
“Geri dönemiyorsak,” dedi kalabalık, “o halde ileri gidelim – farklı bir şey geliştirelim.”
Yöneticiler “Olamaz,” dediler, “çünkü daha farklı bir şey mümkün değil. Uygarlığın ötesinde hiçbir şey olamaz. Uygarlık, son, aşılmaz bir keşif.”
“Ama hiçbir keşif asla aşılmaz değil. Buhar makinesi gaz motoruyla aşıldı. Radyo televizyonla aşıldı. Hesap makinesi bilgisayarla aşıldı. Uygarlık neden farklı olsun?”
“Neden farklı olduğunu bilmiyorum,” dedi yönetici, “Sadece öyle.”
Ama kalabalık buna inanmadı – tabi ben de inanmadım.