What A Way To Go

10 Kasım 2007

What A Way To Go: Life at the End of Empire

Timothy S. Bennett tarafından 2007 yılında çekilen belgesel, tüm insanlığı problemleriyle yüzleştiriyor. Belgeselde petrol doruğu, iklim değişimi, türlerin yok oluşu, nüfus patlaması gibi konulara ve bunların yarattığı sonuçlara değiniliyor. Anlatılanlar Daniel Quinn, Derrick Jensen, Richard Heinberg, Ran Prieur gibi yazarlar tarafından değerlendiriliyor. Belgeselde yer alan konuklar ve söyleşiler ele alındığında konu hakkında çekilen en yetkin belgesellerden biri olarak kabul edilebilir.

Crude Impact

16 Eylül 2007

Crude Impact , gezegen üzerindeki insan baskınlığı ve petrol kullanımı arasındaki bağın güçlü ve marifetli bir şekilde keşvedilmesidir. James Jandak Wood‘un yeni belgeseli; Fosil yakıt kullanımına olan bağımlılığımızın derin köklerini ve petrolün gelecekteki durumunu, zamanla petrolün miktarının dünya çapında geldiği tutarlı noktayı, değişmez gerilemesini incelemektedir. Batı Afrika delta bölgesinden amazon yağmur ormanlarının kalbine doğru yolculukta, Washington ‘dan Şangay’a , ilk insandan bilinmez geleceğe, Crude Impact kayıtları, petrole doymak bilmez iştahımızın, yerli halkın hak ve yaşam özgürlükleriyle, diğer türler ve gezegenin kendisiyle çarpışmasını anlatır. Bu keşif, keder, zulüm, mizah ve son olarak umudun bir kışkırtılışıdır.

Belgeselin tamamını (Türkçe altyazılı) izlemek isterseniz, yabanıl gruba posta olarak bildirmeniz yeterli.

End of Suburbia

3 Ağustos 2007

End of Suburbia “Banliyönün sonu”, fosil yakıt biçimindeki ucuz enerjinin azalışını, toplum üzerindeki etkilerini ve özellikle de Amerikan rüyasının çöküşünü ilginç görüntüler ve söyleşilerle aktaran bir belgesel. Belgeselin tamamını izlemek için e-gruba posta atmanız yeterli.

1. Petrol üretilmeden önce bulunmalıdır..

Varlığı bilinmeyen hiçbir mal kullanılamaz. Keşfedilmemiş hiçbir petrol üretimde yer alamaz. Bu yüzden keşif yoksa üretim de yoktur.

2. Petrol kullanılmadan önce üretilmelidir.

Kullanılabilen bir duruma getirilmeyen hiçbir mal kullanışlı değildir. Petrol rezervleri kullanılabilen bir ürüne dönüştürülmedikleri sürece kullanışsızdırlar. Bu yüzden, petol rezervleri yüzeye çıkarılmadan, rafine edilmeden, ve arzu edilen kullanım noktasına getirilmeden kullanılamaz.

Yazının devamı »

*Odadaki fil, görmemezlikten gelinen apaçık bir doğru için kullanılan İngilizce bir deyimdir.

Aşağıda, enerji tartışmalarının yapıldığı “The Oil Drum” internet sayfasında yayınlanmış yazıdan çok kısa bir bölümünün çevirisi yer alıyor. Petrol ve nüfus arasındaki ilişkinin ve petrolün doruk noktasını aşıp düşüşe geçmesiyle birlikte nüfustaki hızlı azalmayı tartışan okunası bir yazı. Özellikle tamamına göz atmanızı tavsiye ederim.
Yazının devamı »

ABD’nin küresel bir kapitalist imparatorluk yaratma çabası, dünya hem küresel ısınma hem de petrolün tükenmesi deneyimlerini yaşarken başarısız olacaktır. Devletin çökmesini, etnik çatışmaların artmasını ve toplumsal bir kaosa düşmeyi bekleyebiliriz.


Peter Grimes, paradigması toplumu yaşamdaki enerji akışının bir parçası olarak incelemek olan bir siyaset sosyologdur. Bu söyleşi, Baltimore Bağımsız Medya Merkezi Kolektifi üyesi sosyolog Howard Ehrlich tarafından yapıldı. Söyleşi Kristie Kozenewski tarafından yazıya döküldü ve Grimes ve Ehrlich tarafından beraberce redakte edildi.

Ehrlich (E): Analizinizin başlangıç noktası nedir?
Grimes (G): Enerji.

E: Neden?
G: Tüm yaşamın enerji gerektirdiği, ve molekülleri aksi takdirde doğal olarak olamayacakları bir duruma getirmenin enerji kullanımıyla sağlandığı termodinamiğin bir yasası, evrenin bir kanunu. Bu yıldızlar gibi diğer sistemler için de doğruyken, yaşamı yıldızlardan farklı kılan şey, yıldızların aksine yaşamın kendisini sürdürmek için çevresini değiştirmesidir.

Yazının devamı »