Fredy Perlman

Kabile üyelerinin gündelik pratik etkinlikleri o kabileyi yeniden üretir veya ebedileştirir. Bu yeniden-üretim yalnızca fiziksel değil aynı zamanda toplumsaldır da. Kabile üyeleri, gündelik etkinlikleri ile, yalnızca bir grup insani varlığı yeniden üretmezler; bir kabileyi, yani içinde bu insani varlıklar grubunun kendine özgü etkinliklerini kendi tarzında gerçekleştirdiği özel bir toplumsal formu yeniden-üretirler. Kabile üyelerinin kendilerine özgü etkinlikleri; onları gerçekleştiren insanların, bir arının bal üretmesinin arının “doğası”ndan kaynaklanıyor oluşu gibi, “doğal” karakteristiklerinin sonucu değildirler. Kabile üyesi tarafından günlük yaşamın kurallarının oluşturulması ve bunun ebedileştirilmesi, maddi ve tarihsel koşullara kendine özgü toplumsal bir karşılıktır.

Kölelerin gündelik etkinlikleri köleliği yeniden üretir. Günlük etkinlikleri yoluyla köleler yalnızca kendilerini ve efendilerini fiziksel olarak yeniden üretmezler; ayrıca efendilerinin kendilerini yeniden baskı altına almasına yarayacak enstrümanları ve efendilerinin otoritesine kendi boyun eğme alışkanlıklarını da yeniden üretirler. Köleci bir toplumda yaşayan insanlar için, efendi-köle ilişkisi doğal ve ebedi bir ilişki gibi görünür. Bununla birlikte insanlar efendi veya köle olarak doğmazlar. Kölelik kendine özgü toplumsal bir formdur, ve insanlar buna çok özel maddi ve tarihsel koşullar altında boyun eğerler.

Yazının devamı »

Surplus

19 Ocak 2007

Surplus: Terrorized Into Being Consumers ; Erik Gandini‘nin yönettiği ve Johan Söderberg’in düzenlediği 2003 yapımı bir belgesel.
Tüketim çılgınlığı-Tüketim karşıtlığı, G8 zirvesi ve Genoa eylemlerini ele alan ve John Zerzan‘ın yorumlarıyla olaylara bakış açısı getiren güzel bir belgesel.

Belgeselin fragmanı aşağıda. Google Video’dan tamamını izleyebilirsiniz. Türkçe altyazılı versiyonuna ulaşmak için ise e-posta atmanız yeterli.

Belgeselin orjinal sayfası: http://www.atmo.se/zino.aspx?articleID=382

Darwin’in Kabusu

20 Eylül 2006

Belgesel film yapımcısı Hubert Sauper tarafından 2004 yılında çekilmiş, Bugüne kadar 12 ödül kazanmış bir belgesel: Darwin’s Nightmare

Darwin’s Nightmare, Afrikanın kaynaklarının nasıl sömürüldüğüne, zengin kaynaklara rağmen halkın niçin açlık, sefalet, yoksullukla boğuştuğuna ışık tutuyor.

Temmuz 2005 sayısında belgeseli kapak konusu yapan express dergisinde yönetmenle söyleşilere yer verilmiş ve belgesel hakkında şunlar yazılmış:

Tanzanyada, Afrika nın en büyük gölü olan victoria nın kıyısındaki mwanza kentinin havaalanında iki uçak. Biri 45 bin ton nohutla yüklü, diğeri 50 bin ton taze balık. Nohut, bm kamplarındaki sığınmacılara gelmiş, taze balık ab ülkelerine gidiyor. Balığı götüren uçak dönüşte silah getirecek. O silahlar iç savaşta kullanılacak, çatışmalardan kaçıp bm kamplarına sığınan talihli insanlar nohutla karın doyuracak… Tonlarca levrek çıkarılan victoria gölünün kıyısında açlıkla boğuşan insanların payına düşen, balık sanayiinin artıkları sadece. Ve o balık sanayii ki, geleneksel tarımı ve balıkçılığı yok etmekle kalmamış, levrek dışındaki balık türlerini bitirmiş. Zira o levrek, bildiğimiz levrek değil, etobur “lates niloticus” , diğer balık türlerinin amansız düşmanı. Victoira gölünün doğal sakini değil. Üretim amacıyla getirilip “bırakılmış”. En az elli kilo çekiyor, karlı mı karlı. Kargo uçakları haftada ortalama 400 ton levreği avrupa ülkelerine taşıyor. Bu sanayi tanzanya yı zenginleştirmiyor, aksine, alabildiğine yoksullaştırıyor. Dahası var: 200 balık türünü yok etmesi bir yana, victoria gölü için de ölümcül bir tehdit.