kitap“Neden bazı medeniyetler fethetti, diğerleri ise fethedildi?” sorusundan yola çıkarak, medeniyetler arasındaki farklılıkların nedenlerini inceleyen, coğrafi koşullar ile ilişkilendirerek açıklama getiren Jared Diamond‘ın kitabı Tüfek, Mikrop ve Çelik. National Geographic tarafından 3 bölümlük belgesel haline çevrilmiş:

Bölüm 1: Cennette
Birinci bölüm Cennette, Bereketli Hilal’den Yeni Dünya’ya, başarılı tarımın karmaşık uygarlıklarda ani bir artışa sebep olduğunu savunurken Papua Yeni Gine’den Orta Doğu’ya uzanan kanıtlar sunuyor.
Bölüm 2: Fetih
İkinci bölüm Fetih, Yeni Dünya’daki Avrupalı zaferine odaklanıyor. Bu zafer, Avrupalıların gelişmiş silah teknolojisine mi bağlı; yoksa herhangi bir insandan daha ölümcül bir düşmana mı?
Bölüm 3: Tropikal Bölgelerde

Üçüncü bölüm Tropikal Bölgelerde, araştırmayı Afrika’ya doğru genişletiyor ve kıtanın Avrupalılar tarafından kolonileştirilmesinin ilk teşebbüslerini inceliyor. Amerika’nın ele geçmesinde etkili olan Tüfek, Mikrop ve Çelik, Afrika’yı alt etmede neden başarılı olamıyor.
http://www.pbs.org/gunsgermssteel

Ulaş Başar Gezgin‘in kitap eleştirisi için buraya

Çöküş Tüfek, Mikrop ve Çelik’in yazarı Jared Diamond,bu kez ‘Çöküş’ ile karşımızda. ‘Çöküş’ ulusların sonsuza kadar yaşayıp yaşayamayacağını kurcalıyor.

Jared Diamond, sekiz yıl önce büyük bir ticari başarıya ulaşan ağır, iddialı ve kompleks bir kitap yayımlamıştı: Tüfek, Mikrop ve Çelik. Kitap Pulitzer Ödülü’nü kazandı, milyonlarca sattı. Dünyanın bugünkü uluslar düzenine nasıl ulaştığını anlatan 480 sayfalık arkeolojik varsayımlar için bu çok şaşırtıcı bir şeydi. Tüfek, Mikrop ve Çelik’in devamı sayılabilecek, bu kez ulusların sonsuza kadar yaşayıp yaşayamayacağını kurcalayan Çöküş yayımlandı. Bu iki kitap birlikte ele alındıklarında çağımızın düşünce dünyasının en büyük projelerinden biri olarak duruyor.

Yazının devamı »

Jared DiamondTüfek, Mikrop ve Çelik – kitabından alıntı…

Oba ya da kabile düzeninin yüzbinlerce kişiden oluşan toplumlarda işe yaramadığı, bütün büyük hacimli mevcut toplumların karmaşık, merkezi örgütlenmeye sahip olmasını nasıl açıklayabiliriz?

Nedenlerden biri akraba olmayan yabancılar arasındaki çatışma sorunudur. Toplumu oluşturan insanların sayısı arttıkça bu sorun astronomik şekilde büyür. Yirmi kişilik bir oba içindeki ilişkiler 190 ikili ilişki içerir (20 kişi çarpı 19 bölü 2) ama 2000 kişilik bir obada bu sayı 1.999.000’e yükselir. Her bir ikili kanlı bir tartışmada patlamaya hazır saatli bir bomba demektir. Oba ve kabile toplumlarında her öldürme olayı genlikle bir intikam girişimine yol açar, böylece toplumun huzurunu kaçıran sonu gelmez bir cinayet ve karşı cinayet döngüsünü başlatır.

Herkesin herkesle akraba olduğu bir oba toplumunda kavga eden her iki tarafın akrabaları da aynı anda aracılık etmek için işe karışır. Pek çok kişinin hala birbiriyle akraba olduğu ve herkesin en azından birbirini adıyla tanıdığı kabile toplumlarında ortak akrabalar ve dostlar kavgada arabuluculuk eder. Ama herkesin herkesi tanımasına olanak veren “birkaç yüz” eşiği bir kez aşıldıktan sonra sayısı artan ikililer birbiriyle ilişkisi olmayan yabancılardan oluşur. Yabancılar kavga ettiği zaman orada olan, her iki tarafın da dostu ya da akrabası olacaktır. Bunun yerine seyredenlerin çoğu kavga edenlerden birinin dostu ya da akrabası olacak, onun tarafını tutacak, iki kişilik bir kavgayı genel bir arbedeye dönüştürecektir. Bu yüzden de anlaşmazlıkların çözümünü üyelerine bırakan büyük hacimli bir toplumun patlayıp havaya uçması kaçınılmazdır. Binlerce insandan oluşan toplumların, ancak gücü tek elde toplamak ve anlaşmazlıkları çözmek için merkezi otorite geliştirirlerse ayakta kalabileceklerini bu olgu bile tek başına açıklayabilir.

Yazının devamı »