Tahakkümün Siberağı
20 Haziran 2008
Feral Faun
(Yazarın notu: Bu makale ideal olarak hoşuma gideceğinden daha spekülatiftir, çünkü modern toplumun tek bir bakış açısının doğasında olan yönelimlerinin, elbette, bu toplumun diğer bakış açılarıyla ilişkide olan yönelimlerinin izini sürmeyi deniyor. Bu makale, sibernetiğin neden potansiyel olarak bile özgürleştirmediğini, ve nihayetinde asi özgür ruhlar tarafından karşı çıkılacağını gösterme girişimi olarak okunmalıdır, bir tahmin yürütme olarak okunmamalıdır.)
“Aletin diktatörlüğü en kötü diktatörlük şeklidir.” – Alfredo M. Bonanno
Devam eden bir devrim var. Bireylerin otoriteye karşı ayaklanmasından, isyanından bahsetmiyorum (Bu devrim sonlarına doğru bazı anti-otoriter eğilimler kazanabilmiş olsa bile). Sosyal üretim tarzındaki çok büyük, niteliksel bir değişimi kastediyorum. Endüstriyel sermayenin bu süreçler üzerindeki egemenliği sibernetik sermayenin egemenliğiyle yer değiştiriliyor. Benzer şekildeki tüm devrimlerle birlikte, bu, rahat, kolay, sakin bir dönüşüm olmayacaktır. Eski yönetim düzeni ve yeni yönetim düzeni çatışma içerisindedir. Geçmiş birkaç sene boyunca Amerikan politikasındaki tepkisel unsurların kuvveti, eski düzenin egemenliğini sürdürmeye çalışmakta olduğunun kararlılığını gösterir. Ancak eski düzenin egemenliği giderek politik kalır, ve sibernetik yeni düzen ekonomiye hükmeder. Teknofilik anarşist arkadaşlarımdan bazıları bana, “sibernetik çağın gerçeklikleriyle yüzleşmem gerektiğini” söylemişti. Benim için, bu, sibernetik çağdaki tahakkümün doğasını incelemek ve amansızca saldırmak anlamına gelir. Gözlemlerim, sibernetik bilim ve teknolojinin bu tahakkümün önemli bakış açıları olduklarını gösterir.

