Griffin - rewild.org

Evcilleştirme bir bitkiyi veya hayvanı kendi doğal dünyalarının ritminden ve işleyişinden sistematik olarak ayırma işlemidir. Evcilleştirilmiş varlıklar insan türü tarafından yaratılan ve kontrol edilen bir çevrede varolurlar ve insan emeğinin biricik faydası adına işletilmektedir. İnsan diğer memeliler gibi yaşamın döngüsünün bir parçasıdır ve bu döngüden çıkmış olmak kalıcı stres ortamı yaratır. Doğadan büsbütün ayrılmanın etkileri hayvanat bahçesi hayvanlarında ve evde beslenen hayvanlarda gözlenebilir, Nevroz, depresyon, kaygı bozukluğu olarak ortaya çıkar ve sağlıksız çevre için diğer psikolojik reaksiyonlara ev sahipliği yapar.

Dişi kaplanın kafesinde gezinişinde kendi yansımamızı görürüz.

İyi ki, insanlar genetik olarak buna adapte sağlayacak kadar yeterli uzunlukta bu tarzda yaşamadılar. Sayısız nesiller için, yerimiz, olabileceğimiz kadar dünyaya yakındı. Tarımın Anne’nin cömertliğindeki güvenimizden bizi yavaşça çekmesiyle, ve nüfusumuzun taşıma kapasitesinin ötesine büyümesine izin vermesiyle aynı zamanda, hala yabaniliğin döngüsü ile olan zayıflatılmış bağımızı elimizde bulunduruyoruz. İnsan tarihinde yalnızca son zamanlarda, doğadan kopuş pek ala tamamlanmış olmaktadır. Endüstriyel imalat ve monokültür çiftçiliği vekil Anne’miz olmaktadır.

Yazının devamı »

Endüstriyel Evcilleşme

3 Eylül 2006

Modern Egemenliğin Kökenleri Olarak Endüstri

Leopold Roc

Eğer bilim sermayenin hizmeti için çalışıyorsa, inatçı işçilerin uysallığı temin edilmelidir”. -Andrew Ure, Philosophie des Manufactures, 1835 “Geçmişte, herhangi birine bir esnaf, bir işçi deniliyorsa, bir arbedeyi göze alırdı. Bugün, onlara işçilerin durumu en iyisidir dendiğinde, işçiler işçi olmakta ısrar ederler ” -M. Mav. 1948Yaygın olarak 1750 ve 1850 yılları arasındaki periyot olarak tanımlanan Endüstriyel devrim terimi, politik devrim hakkındaki yalanla simetrik olarak saf bir burjuva yalanıdır. Bu negatifi içermez ve yegane bir şekilde tarihin teknolojik ilerlemenin tarihi olarak görülmesinden gelir. Burada düşman, yöneticilerin ve hiyerarşinin varlığının kaçınılmaz teknik zorunluluklar olarak meşrulaştırarak ve pozitif ve sosyal olarak nötr olan bir yasa olarak düşünülen ilerlemenin mekanik fikrini empoze ederek ikili bir darbe indirmekle alakalıdır. Bu materyalizme dinsel olarak önem verilmesi ve maddenin idealleştirilmesidir. Böyle bir yalan açıkça, onlara karşı uzun süredir devam eden bir yıkım içerisinde olan fakirlere karşı yöneltilmiştir.

Yazının devamı »