1. Petrol üretilmeden önce bulunmalıdır..

Varlığı bilinmeyen hiçbir mal kullanılamaz. Keşfedilmemiş hiçbir petrol üretimde yer alamaz. Bu yüzden keşif yoksa üretim de yoktur.

2. Petrol kullanılmadan önce üretilmelidir.

Kullanılabilen bir duruma getirilmeyen hiçbir mal kullanışlı değildir. Petrol rezervleri kullanılabilen bir ürüne dönüştürülmedikleri sürece kullanışsızdırlar. Bu yüzden, petol rezervleri yüzeye çıkarılmadan, rafine edilmeden, ve arzu edilen kullanım noktasına getirilmeden kullanılamaz.

Yazının devamı »

Bundan önce, “Alternatifler ne kadar alternatif” sorusu üzerine düşünürken iki konuyu ele almıştım. İlk olarak tahmin edilemeyen sonuçlar, kompleks sistemlerin tahmin edilemezliğinden bahsetmişti. İkinci olarak; çevresel etkiler, alternatiflerin etkin kullanımının dahi çevre etkilerini azaltmayacağını açıkladı. Şimdi, kompleks bir sistemin gelişimi ve devamlılığı için gerekli en önemli iki değere; EROEI ve EPR…

Yazının devamı »

ABD’nin küresel bir kapitalist imparatorluk yaratma çabası, dünya hem küresel ısınma hem de petrolün tükenmesi deneyimlerini yaşarken başarısız olacaktır. Devletin çökmesini, etnik çatışmaların artmasını ve toplumsal bir kaosa düşmeyi bekleyebiliriz.


Peter Grimes, paradigması toplumu yaşamdaki enerji akışının bir parçası olarak incelemek olan bir siyaset sosyologdur. Bu söyleşi, Baltimore Bağımsız Medya Merkezi Kolektifi üyesi sosyolog Howard Ehrlich tarafından yapıldı. Söyleşi Kristie Kozenewski tarafından yazıya döküldü ve Grimes ve Ehrlich tarafından beraberce redakte edildi.

Ehrlich (E): Analizinizin başlangıç noktası nedir?
Grimes (G): Enerji.

E: Neden?
G: Tüm yaşamın enerji gerektirdiği, ve molekülleri aksi takdirde doğal olarak olamayacakları bir duruma getirmenin enerji kullanımıyla sağlandığı termodinamiğin bir yasası, evrenin bir kanunu. Bu yıldızlar gibi diğer sistemler için de doğruyken, yaşamı yıldızlardan farklı kılan şey, yıldızların aksine yaşamın kendisini sürdürmek için çevresini değiştirmesidir.

Yazının devamı »

Aşağıdaki yazı ilk kez 8 Nisan 1979 tarihli Fifth Estate dergisinin anti-nükleer özel sayısında yayınlandı. Doğu Pennysylavania’daki Three Mile Island nükleer santralindeki bir kazadan hemen sonra aynı yılın başlarında yazıldı. Kazanın haberleri yayıldıkça, resmi haberler, “Abartmanın gereği yok, durum dengeli, herşey liderlerin kontrolü altında.” ısrarında bulundu, fakat aslında santralin yakınlarında yaşayan insanlar tahliye edilmek zorundaydı. Bu yazıda Fredy Perlman, bizlere bu bölgenin özgün ikametçilerinin yavan sözler, vaatler ve her zaman sermaye’nin yanında yer alan polis tarafından nasıl aldatıldığını ve yok edildiğini hatırlattı.
İnsanların, toprağın ve diğer canlıların tasarlanmış bir şekilde zehirlenmesi, yalnızca en kötü ikiyüzlülükle “kaza” olarak nitelendirilebilir. Sadece bilinçli körlük, Teknik ilerlemenin bu sonucunun “beklenmedik” olduğunu iddia edebilir.

“Daha yüksek varlıklar” uğruna bu kıtanın canlı sakinlerinin zehirlenmesi ve ortadan kaldırılması Doğu Pennsylvania’da başlamış olabilirdi, fakat bu kesinlikle geçtiğimiz bir kaç hafta boyunca olmadı.

Yazının devamı »

“Herhangi sonlu bir kaynağın, üretim başlangıcına, üretim doruğuna ve üretim sonuna sahip olacağı, ve bazı noktalarda maksimum üretim seviyesine ulaşacağı” noktasından ilerleyerek ortaya atılmış bir kavramdır; Petrol Doruğu; daha doğrusu “Peak Oil”. Kısaca; Petrol Doruğu, küresel hidrokarbon üretimin medyanıdır. Ayrıca, Hubbert Doruğu olarak da adlandırlır. Shell jeologu Dr. Marion King Hubbert.

Petrol üretiminde böyle bir doruk, jeologlar, fizikçiler ve yatırım bankerleri tarafından bilimsel bir sonuç olarak aktarılıyor.

Peki neden; petrolün sonundan ziyade petrolün doruğu konuşulmakta ve göz önünde tutulmaktadır?

Yazının devamı »