Bomba Yer Misiniz?

7 Ekim 2010

Medeniyetin doruğuna doğru koşar adımlarla ilerliyoruz. İlerleme, modernleşme diyerek yücelttiğimiz ne varsa bizi alaşağı ediyor. Modern insan, kendi eliyle yaptığıyla keyiflenip doğaya kafa tutmakla övünürken, damarlarından tüm vücuduna yayılan, iliklerine işleyen yapay tatlandırıcılar ve keyif yapıcılarla kafası güzel bir çağın tadını çıkarıyor. Yeni nesil, gerçek domatesin, gerçek elmanın tadının, kokusunun nasıl bir şey olduğunu bilmiyor. Hormonlu yiyeceklerle, genleriyle oynanmış besinlerle açlığını gideren çürük bir nesil yetişiyor.

Köylü, şehrin ışıltısıyla hipnotize edilip köylerdeki yıldızlardan, ay ışığından kopartılarak metropol denen kanalizasyona getiriliyor, ciğerine çektiği kesif kokuyla afallasa da zaman içinde şehrin üzerinde yükseldiği leş kokularına alışarak şehirli oluyor. Köylüler ihtiyaçlarını şehre inip alıyor; – başlı başına bir hakimiyet aracına dönüşebilen- tarım ise çiftçinin değil büyük şirketlerin, makinelerin hükmü altında.

Yazının devamı »

Kilit Altındaki Besin

21 Haziran 2009

Besin, yani yemek, tüm ihtiyaçların temelini oluşturmaktadır – tabiki su ve hava ile birlikte. Bu yüzden pek çok sosyal konuyla ilişkilidir (Bkz. Kültürün Yemeği). Besinin kontrolü her şeyin kontrolünü elinde tutacaktır. Daniel Quinn‘in ortaya koyduğu en önemli gözlemlerden biri ise uygarlığın besini kilit altına aldığıdır. Besinin kilit altına alınması, uygarlığın insanlık üzerindeki kontrolünü sürdürdüğü en güç yollardan biridir.

Peki besin nasıl kilit altına alınır? Mem – genin kültürel karşılığı olarak… Yemek memleri tüm bu süreci kolayca işleme koyarlar. Bu memler, Kültürün Yemeği yazısında bahsettiğim şekliyle besini yemek-olan ve yemek-olmayan olarak tanımlarlar. Bu tanımlamalar kültürden kültüre çeşitlilik gösterse de, uygarlık bunu çok daha kuvvetli ve etkili bir şekilde sürdürür.

“Yemek yalnızca insanın yetiştirdikleridir.” Bu ifade ile doğrudan karşılaşmıyor olabiliriz. Ancak hayatımızın belli alanlarında – özellikle beslenme ile ilgili – bunun etkisi ve kısıtlamalarını hissetmekteyiz. Her şeyin besin olduğunu bilsek de, neyin yenebilir veya yenilmez olduğunun bilgisi bizi pek çok yerde kısıtlar. Öyleyse uygarlığın besini kilit altına almak için kullandığı yöntem bu bilgiyi bizim ellerimizden almak ve bu bilgiyi belirli bir kesimin kontrolüne vermektir. Uygarlık bu şekilde besini kilit altına alarak bizi besin elde etmek için kendi süreçlerine katılmaya, bunları sürdürmeye ve yaymaya zorlar. Böylece dünyaya rastgele dağılmış olan besini serbestçe elde etmek yerine, tarlada ya da başka işlerde uzun saatlerce çalışmak veya besini/yemeği satın almak zorunda bırakılırız.

Bu bilgi – neyin yenebilir olduğunun veya olmadığının bilgisi – besinin kilitlerini kırmak için önemlidir. Etrafımız mevcut kültürümüzün “yemek-olan” olarak tanımlamadığı ancak yenebilen besinlerle doludur. Eğer bu bilgiye yeniden ulaşırsak belki de kilitlerimizi kırmaya başlayabilir ve yemek-olanı tekrardan tanımlayabiliriz. Bir sonraki öğüne kadar bunu bir düşünün.

Serhat Elfun Demirkol

Jeff Vail – Köksap Nedir?

Melez/bahçecilik üretim tarzı, yeterli, çeşitlendirilmiş, esnek ve sürdürülebilir üretim düğümleri yaratabilir mi? Bu yazı, asgari ölçekte kendi kendine yeten düşük değer düğümleri yaratmak için önerilen modelin ana hatlarını anlatır. Bu yazı, “Bir Mezra Ekonomisi Tasarlamak” başlığının devamıdır, ve düğüm seviyesindeki bir melez/bahçecilik sistemi aracılığıyla asgari kendi kendine yeterliliğin yaratılmasını ayrıntılarıyla açıklamaya çalışır: 10-40 kişilik genişletilmiş aile grubu.

Değerlendirme ölçütleri:

  1. Kişi başına, haftada ortalama 20 saatten az çalışmayla besin ve enerjide düğüm seviyesinde asgari kendine kendine yeterlilik sağlama (yeterlilik ve esneklik kontrolü)
  2. İhtiyaçların %10′dan fazlasının tek bir münferit sistemden karşılanmadığı şekilde çeşitlendirme (çeşitlilik kontrolü)
  3. Beş yılda bir üretimin en az %50′sini karşılayabilecek şekilde fidancılıktan elde edilen üretim fazlası stoğunun kurulması (esneklik kontrolü).
  4. Üretimin en az %50′sini toplayıcılık/avcılıktan karşılayabilme yeterliliği (esneklik kontrolü).
  5. Toprağın üretim potansiyelini yıldan yıla geliştirmek (sürdürülebilirlik kontrolü).

Bu ölçütler için elbette geri besleme rica ediyorum, ancak şimdilik aklımdan devam edeceğim.

Yazının devamı »