Son Gönderiler

Yaban Yaşam – “Karayı, Denizi ve İnsan Yaşamını Yeniden Yabanlaştırmak”

Cem Alpan

Yabanlık mizacımızdan silinebilir mi?

Yaban Yaşam, George Monbiot, Çeviri: Muammer Pehlivan, Everest YayınlarıYaban Yaşam, bizi yeniden yerküreye dokunmaya çağırıyor. George Monbiot, bu muhteşem yaradılışın “olağan mucizelerine” dikkatimizi çekerek bu sonsuz devinimde etkin bir rol oynamamız gerektiğini hatırlatıyor.

İşte Bu Her şeyi Değiştirir’in yazarı Naomi Kline gibi Monbiot da yerkürenin geleceği için gerekli çevresel duyarlılığın geçmişten farklı bir ekoloji anlayışı getireceğini düşünüyor ve bunun, doğayla olduğu kadar insanlar ve toplumlar arasında da yeni ve olumlu türde ilişki ağları oluşmasında –ve mizacımıza ait iyi özelliklerin yeniden dirilmesinde– etkili olacağını ileri sürüyor; bu gelişmenin daha adil, daha paylaşımcı ekonomiler yaratma fırsatı da yaratacağına inanıyor.

Devamını okuyun

Daha Kısa Duşları Unutun Gitsin

Derrick Jensen

Aklı başında bir insan evladı çöpe atılmış işe yarar eşyaları toplamanın Hitler’i durduracağını düşünür müydü, ya da kompost yapmanın köleliğe son vereceğini veya sekiz saat çalışma hakkını kazandıracağını, ya da odun kesip su taşımanın insanları Çarlık Rusya’sı hapishanelerinden kurtaracağını, ya da bir ateşin etrafında çırılçıplak dans etmenin 1957’deki Oy Hakkı Yasası ya da 1964’teki Yurttaşlık Hakları Yasası’nı getireceğini? Öyleyse neden şimdi tam da tüm dünya tehdit altındayken bu kadar çok insan böyle tamamen kişisel “çözümlere” dönüyor?

Sorun kısmen hepimizin sistematik bir yanlış yönlendirme kampanyasının kurbanları olmamızdan kaynaklanıyor. Tüketim kültürü ve kapitalist zihniyet bize kişisel tüketim (ya da aydınlanma) eylemlerini örgütlü politik direnişin yerine koymayı öğretti. Uygunsuz Gerçek filmi küresel ısınmaya dair farkındalığı arttırdı. Ancak sunulan çözümlerin tamamının kişisel tüketimle ilgili – ampulleri değiştirmek, lastikleri şişirmek, daha az araç kullanmak – olduğunu ve şirketlerin elinden gücü almaya ya da gezegeni mahveden kalkınma ekonomisini durdurmaya hiç atıfta bulunulmadığını fark ettiniz mi? Amerika’daki herkes filmde önerilen her şeyi yerine getirse bile Amerika’nın karbon salımı ancak yüzde 22 oranında düşerdi. Bilimsel ortak kanıysa bu salımların tüm dünyada en az yüzde 75 oranında düşürülmesi gerektiği yönünde.

Devamını okuyun

Tarihin En Büyük Aldatmacası

Yuval Noah Harari

Hayvanlardan Tanrılara – Sapiens: İnsan Türünün Kısa Bir Tarihi

Akademisyenler bir zamanlar, Tarım Devrimi’nin insanlık için ileriye doğru atılmış büyük bir adım olduğunu iddia ettiler. İnsan zekasıyla gerçekleşen bir ilerleme hikayesi anlattılar. Buna göre evrim kademeli olarak giderek daha zeki insanlar yarattı. Sonuçta insanlar o kadar akıllı hâle geldiler ki, doğanın gizemlerini çözdüler ve bu sayede koyunları evcilleştirip buğdayı ekebildiler. Ve çok kısa bir süre sonra da, bir şekilde acımasız, tehlikeli ve savaşçı avcı toplayıcı yaşamlarını memnuniyetle bırakıp, hoş ve dingin çiftçi yaşamına geçtiler.

tarihin en büyük aldatmacası

Devamını okuyun

İlkel Gerilla Savaşı – bir taktik olarak göçebe avcı toplayıcılık

Kevin Tucker

Gelecekte bizi nelerin beklediğini kimse bilmiyor. Ama işlerin şimdiki gidişatına bakacak olursak pek de umut verici olduğu söylenemez. Her halükârda en kötü duruma hazırlıklı olmanın kimseye zararı dokunmaz. Uygarlığın sonu yaklaşıyor ve ben inanıyorum ki bizim ömrümüz bunu görmeye vefa edecek. Nasıl sona ereceğini söylemem mümkün değil ama işler yoluna girmeden önce kesinlikle çok daha kötüye gidecek.

İlkel Gerilla Savaşı – bir taktik olarak göçebe avcı toplayıcılık

Devamını okuyun

Ekoloji – Yuvanın İrfanı

İnan Mayıs Aru

Ekoloji - Yuvanın İrfanı

Yaşadığım yerde ufuk bir çizgi değil, güneşin huzmeleriyle yeşilin bin bir tonuna bürünen örtüsüyle inişli çıkışlı, art arda sıralanan tepeler ve dağlardan oluşan bir dalga. Mavi gökte parça parça ak bulutların gölgeleri koşuyor bu dalgaların üzerinde. Hızlarına yetişemeyeceğimi bilseler de her gün beni de onlarla birlikte o dağlarda dolanmaya çağırıyorlar. Çağrılarına uymamak elde değil.

Akdeniz’in alâmetifarikası kızılçamlar altındaki mersinler, tespih ağaçları, böğürtlenler, saparnalar ve yer yer de pırnal meşeleriyle çevrili patikalarda yürüyerek ormanın içine dalıyorum. Görünüşte orman huzur dolu, kendimi burada yuvada hissediyorum. İki atmaca tepemde dönerek bana eşlik ediyor, dağın sırtını aşarken. Bir süre sonra çığlık çığlığa bağırmaya başlıyor sanki ileride karşılaşacağım bir tehlikeye karşı beni uyarıyorlar.

Devamını okuyun

Bir Medeniyet Miti ve Modern Politikanın Gerçeği Olarak Kaos

Göktuğ Halis

Bir Medeniyet Miti ve Modern Politikanın Gerçeği Olarak Kaos

Tiamat ve Marduk

“Sevdiği erkeği kendisine vermeyen yeryüzü Tanrılarını ölüleri yeryüzüne salmakla tehdit eden Ereşkigal’den, Adem ile eşit olduğunu ve bu nedenle ona itaat etmeyeceğini savunan Lilith’e, yalnızca gürültü yaptıkları için tüm insanları yok edeceği tehditlerini savuran Tiamat’a kadar, öfkeli ve kızgın Tanrıçalardan geçilmez Ortadoğu…”

 

Kaos, insan, kültür…

Yahudi/Hristiyan dizgesinin kutsal kitabının “Yaratılış” (Tekvin) bölümü Tanrı’nın gökyüzünü ve yeryüzünü “yaratma” eyleminden hemen sonraki “evren” halinden bahsetmektedir. Bu bölümlerde iki farklı düzleme yer verilir.

Devamını okuyun

Çöl

Çöl, AnonimÖnümüzdeki iklim savaşları pek çok anarşisti silip süpürebilir ama daha önceki yerel kıyametlerde pek çok taraftarı kıyımdan geçirilse de varlığını sürdürmeyi başarmış bir politik düşünce olan Anarşizmin bitirilmesi pek olası değil. Son 200 yılın tüm dehşetlerine rağmen New York Times’ta da söylendiği üzere Anarşizm “toprağa gömülemeyecek bir itikat”. Bu cesaret veriyor ama sonuçta ideolojik makineler değiliz. Sırf bir “idealin” değil, bizzat anarşistlerin kendilerinin de –yani senin, benim, ailelerimizin ve henüz tanışmadığımız dostlarımızın da– hayatta kalması önemli. En azından benim için önemli! Farklı yerelliklerin kendine has koşullarını da göz önünde bulundurursak bu kırılmalar için aşağı yukarı yirmi yılımız (belki biraz daha fazlası) var; bunu hâlihazırda uğraştığımız diğer şeylerin yerine bir alternatif olarak değil, uzun vadeli ve çok yönlü bir stratejinin ayrılmaz bir parçası olarak öneriyorum. Kimilerimiz için bu bir yandan da ölüm kalım meselesi olacak.

Devamını okuyun

Öldüğümü Duyan Herkes Bir Ağaç Diksin

Bill Mollison 1928 - 2016

Bill Mollison 1928 – 2016

İnan Mayıs Aru

Permakültürün kâşifi Bill Dede göçmüş bu dünyadan.

Doğayı ve döngülerini anlamaya, onca farklı iklim ve coğrafyada yaşayan halkların doğayla uyumlu yollarını keşfedip onları sistematik bir bütünsellikle kavramsallaştırarak şu içinde bulunduğumuz yıkım çağında yeniden doğayla uyumlu yaşamlar yaratmaya adanmış 88 dolu dolu yıl.

İyi ki gelmiş, görmüş ve aktarmış gördüklerini.

2010 yılında PDC eğitimi için geldiğinde tanışma şansım olmuştu benim de. Bill Dede sabahları eğlenceli çocukluk hikâyelerini, gençlik maceralarını birer permakültür masalı kıvamında anlatırken öğleden sonra Geoff (Lawton) daha somut, elle tutulur bilgiler veriyordu bize.

Devamını okuyun

Kıyamet Koparken: İnkâr İçinde Kalmanızı Sağlayacak 50 Basit Şey

Kıyamet Koparken: İnkâr İçinde Kalmanızı Sağlayacak 50 Basit Şey
Derrick Jensen, Stephanie McMillan

Kapitalist politikacısından çevreci aktivistine dünyayı elbirliğiyle yağmalayan uygar insanı, ve onun doğayı ve tüm canlıları yok eden yıkıcı zihniyetini hicveden bir çizgi roman.

Büyük bir keyifle çevirdiğim ve Kaos Yayınları tarafından basılan Kıyamet Koparken kitabını sevgili Yeşim Özbirinci Gaia Dergi’de tanıtmış, teşekkürler.

 

Armağan Ekolojisi

Gary Snyder

Ecology, Literature and the New World Disorder’dan
Çeviren: İnan Mayıs Aru

tlingit people

Tlingit İnsanları

Bir keresinde Alaska’da Koyuko Kızılderilisi genç bir üniversite öğrencisi bana şunu sormuştu: “Biz hayvanları yiyerek, onlara şarkılar söyleyerek, onları resmederek ve onların rüyalarını görerek onlardan güzelce faydalanıyorken onlar bunun karşılığında bizden ne alıyorlar?” Bu bence mükemmel bir soruydu; görgü ve adabımuaşeret meselesine parmak basıyor ve bunu hayvanların açısından dile getiriyordu.

Devamını okuyun