Arşiv » Yararlı bitkiler

Uludağ Ziyareti

10 Eylül 2009

Yaklaşık 2 ay önce Uludağdaydık. Hayat verdiği ovaların bir çocuğu olarak ona karşı her zaman kendimi sorumlu hissetmişimdir. Bu gidişimiz de, minnet duygularımızı sunmak ve dertlerini dinlemek adına tekrarladığımız ziyaretlerden biriydi. Ve her seferinde farklı yönleriyle kendini tanıtan uludağın bu sefer bizlere anlatacak başka hikayeleri vardı.

Yağmurun ardından insanı çocukça heyecanlandıran mantarlara rastladık. Bizleri epey oyaladı. Ordan oraya koştuk. Bir çoğu da haftalar önce domuzların eşelediği topraklarda bitivermişler. Çok çeşitliydiler. Doru renkli şişkin mantar -Boletus Badius olduğunu sandığımız mantarları topladık. -Yine de boletus ailesi birbirine çok benziyor ve mantarları iyi tanımak deneyim gerektiriyor- Topladığımız bazı mantarların koparılınca rengi değişiyordu. Bütün mantarları limonlu suyla iyice yıkadık, rengini suya bıraktı. Sonra yemeğin içine katarak pişirdik. Gayet iyiydi.

Yazının devamı »

Mutfaktaki Yaban

9 Mayıs 2009

Mutfaktaki Yaban tüm YKY mağazalarında Mayıs ayının kitabı! Anadolu’nun Yenen Otları

Tijen İnaltong, bitkilerin dilinden aktardığı öykülerle bu güzel kitabı kaleme almış. Anadolu’dan 89 bitki bu çalışma içerisinde yer alıyor.

Doğa bize mevsimine, yerine göre farklı güzellikler sunar. Biberiye ve defne yıl boyu yeşil kalırken semizotu sadece yaz aylarında çıkar, ısırgan yazı değil kışı sever, su teresi, su kazayağı gibi otlar sulak yerlerde yetişmek ister, ebegümeci, labada, kuşyüreği, kuş ekmeği hemen her yerde yetişir, özel ilgi beklemez. Kekik, adaçayı, nane, tarhun, fesleğen, kişniş, maydanoz, dereotu, roka, tere tohumunu ekip gerektiği gibi suladığınızda, yıllarca yemeklerinize, salatalarınıza renk ve sağlık katar. Üstelik hepsinin seyretmeye doyulmayan, irili ufaklı, allı morlu, sarılı pembeli zarif çiçekleri vardır.

Mutfaktaki Yaban’da her otun ayrıntılı tanıtımından, nasıl yetiştirilebileceği ve kullanılabileceği konusunda ipuçları veren metinlerden önce hikâyelerini okuyacaksınız. Bu hikâyeler, etrafımızda gördüğümüz, çoğu zaman farkına bile varmadığımız otların, yetiştirdiğimiz veya doğadan topladığımız aromatik bitkilerin birilerinin, bizlerin hayatında nasıl bir önem taşıdığını anlatıyor. Otlar yalnızca çevremizi güzelleştiren, bahçemizi dolduran, soframıza gelen, demliğimize veya ecza dolabımıza giren bitkiler değil, yaşamımızın vazgeçilmez iğne oyaları, sanat eserleri, destanları, öyküleri, şiirleri aynı zamanda.

Yabanıl Veritabanı

3 Kasım 2008

Daha önceden fark edememişim – hatırlatan arkadaşa teşekkürler – “Yararlı Bitkiler” etiketi altında bitkileri tanıtmayı bir süre önce kestik. Aslında bu etiketi daha da geliştirip, eksikliğini hissettiğimiz bir cep kitabı haline getirmeyi düşünüyorduk. Derken Metin arkadaşımızın fikriyle “veritabanı projesi” ortaya çıktı. Veritabanı projesi hayat bulduğunda, kitap projesi için de faydalanmış olacağız. Peki nedir bu “Yabanıl Veritabanı”? Hemen projenin ana sayfasındaki açıklamayı buraya da kopyalıyorum. Aşağıdan okuyabilir ve metin içerisindeki bağlantılar ile daha fazla bilgiye ulaşabilirsiniz.

Yazının devamı »

Civanperçemi

1 Temmuz 2008

Civanperçemi (lat. Achillea millefolium), nam-ı diğer Kandil çiçeği, Akbaşlı, Barsama otu, Binbir yaprak otu, Ayvadana, Dülgerotu… Mayıs-Ekim ayları arasında çiçek açar. 30-70 cm arasında boya sahiptir. Çayırlarda, tarlalarda, yol kenarlarında bolca yetişir.

Özellikle bahçelerde refakatçi bitki olarak çok kullanışlıdır. Bazı kötü niyetli böcekleri kovmakla kalmaz, bu böcekleri tüketen, yararlı böcekleri (uğur böceği ve çiçek böceği gibi) cezbeder. Toprağın kalitesini arttırır, yaprakları oldukça iyi bir gübredir, ayrıca etrafındaki diğer bitkilere de doğrudan faydalı olduğu söylenir. Yakınlarında yetiştiği hastalıklı bitkilerin sağlıklarını geri kazanmasına yardımcı olduğu söylenir.

Sivrisinekler (ve diğer bazı böcekler) ile yoğunlaşan yaz günlerinde oldukça kullanışlı bir otsu bitkidir. Böcek kovucu özelliğinden faydalanarak, sivrisineklerden kurtulabilirsiniz. Güneşli havada topladığınız civanperçeminin çiçekli kısımlarını doğrayarak bir şişeye doldurun. Üzerini kaplayacak şekilde alkol (votkanın da işe yaradığını söyleyebilirim) ekleyip, şişenin ağzını iyice kapatın. Güneş gören bir yerde birkaç hafta şişeyi bekletin. Ta-tam kullanıma hazır. Küçük bir parfüm şişesine süzüp böcek kovucu bir tentür olarak kullanabilirsiniz. Tentürün bulunmadığı zamanlarda, arazide, çiçeklerini ezip vücudunuzdaki açık yerlere sürerek kullanabilirsiniz. Bu tentür sivrisineklerde oldukça işe yaradığı gibi, kene ve sinekleri de kovduğu ve DEET’den daha etkili olduğunu söyleyen, ABD Ordusu tarafından yapılmış çalışmalar olduğu söyleniyor (Susun S Weed, “Ease Those Bug Bites With Easy Herbs”), ancak kene kovucu etkisini şahsen deneyimlemiş değilim.

Yazının devamı »

Sarı Kantaron

7 Haziran 2008

Sarı KantaronYanda gördüğünüz Sarı Kantaron ya da başka bir adıyla Binbirdelik otu (lat. Hypericum perforatum) üzerinde pek çok sarı çiçeği bulunan çok yıllık bir bitkidir. Dünyada çok geniş bir yayılım gösterir. Türkiye’de de oldukça yaygın olarak bulunur.

Yıllardır toplayıp, harici olarak kullanım için bulunduruyoruz. Hafta içi gittiğim deniz kıyısında, ormanın hemen kenarındaki düzlüklerde bolca toplayıp, bir şişede hazırladım: Güneşli havada topladığınız bitkinin çiçekli kısımları bir şişeye doldurulur. Üzerine bitkiye kaplayacak kadar zeytinyağı ekleyip, güneş alan bir yerde bekletilir. Yağ kırmızı rengi aldığında yaraları iyileştirici olarak kullanılır. Yaraların tedavisinde – özellikle yanık yaraları – gördüğüm en etkili yöntem. Ayrıca bitkiyi kurutarak çay olarak tüketildiğinde mide yaralarını iyileştirici etkisini bir yakınımda da bizzat deneyimledim.

Sarı kantaron ayrıca yaygın bir şekilde anti-depresan olarak da kullanılıyor. Almanya’da hafif depresyon vakalarında reçeteye yazılıyor. En çok ticareti yapılan bitkilerden biri, öyle ki hap/kapsül şeklinde de satılmaktadır.

Ayrıca Amerikan Yerlileri tarafından düşük ilacı olarak ve dıştan kullanımla iltihap kurutucu, kanama durdurucu ve antiseptik olarak kullanılırmış. Fark ettiğiniz gibi dış kullanımda hemen hemen damarotu ile benzer özellikleri var.

Yazının devamı »