İnsan Denen Şey
30 Mart 2010
Çok uzakta, yemyeşil bir ormanda hayvanlar arasında bir tartışmadır başladı. Göç zamanı tesadüfen büyük bir yıkıntının üzerinden geçen leylek herkese gördüklerini anlatıyordu, insanın nasıl bir varlık olduğunu tasvir ediyordu. Hayatlarında hiç insan görmemiş olan iki kuzgun, leyleğin tarif ettiği yıkıntıya uçmaya karar verdi.
Yıkıntıya yaklaştıkça havada bildiklerinden başka birşey vardı. ”Bu koku da ne böyle?” diye sordular birbirlerine. Ama verecekleri cevapları yoktu.
Yavaş yavaş deniz kıyısına doğru uçtular.Gördüklerine şaşırmışlardı; hayatlarında ilk kez bu kadar balığı suyun dışında “garip şeyler” içinde görüyorlardı. ”Bu da ne böyle ?” diye birbirlerine baktılar ama verecek cevapları yoktu.
Balık yığınları arasında “insanı” gördüler. Tıpkı leyleğin tarif ettiği gibi. Telaşlı ve bir o kadar da hırçın bir hali vardı. O kadar yığın balığa rağmen hala anlam veremedikleri “birşeyle” denizden balık çıkarıyordu.
”Bu kadar balığı ne yapacak? Karnını doyuracak kadarı yetmiyor mu?” diye düşündüler ama bulabildikleri bir cevap yoktu.
Gördüklerine anlam verememiş bir halde denizden daha iç kesimlere doğru uçtular. Çok büyük alanlarda hep aynı rengi gördüler. Üstelik aralarında anlam veremedikleri “çizgiler” vardı. Sonra insanları gördüler, belli ki yiyecek topluyorlardı. Kasa kasa. ”Bu kadar çok kırmızı meyveyi ne yapacaklar? Çok mu acıkıyor bu insanlar? Hem nasıl oluyor da bu kadar kırmızı meyve bir arada oluyor?” diye baktılar birbirlerine ama yine cevapları yoktu.