Arşiv » Hikaye

Mekânın Hikâyeleri

3 Nisan 2010

Şu anda yazılanları okurken ne duyuyorsunuz? Muhtemelen yazdıklarımı içinizden okuyorsunuz – ya da mırıldanarak. Yine de tek başlarına anlamsız görünen bu işaretler siz üzerinde gözlerinizi gezdirirken kafanızın içinde bir yerlerde yankılanıyor ve benim size anlatıyor olduklarımı dinliyorsunuz. Bu işaretlere dökebildiğim kadarıyla anlatımımdaki duyuguyu da belki yakalayabiliyorsunuz. Karşınızda dikilip tüm bunları konuşuyor olsaydık büyük olasılıkla duruşumun, ses tonumun, bedenimin ortaya koyduğu tüm işaretleri ve izleri takip edebilecektiniz. Tıpkı tüm varlıkların sahip olduğu izler gibi benim varlığımın izleri de sizlere şu an farkında olmadığımız bir dünyanın hikâyesini anlatır durur. Görürüz, görülürüz, duyarız, duyuluruz, hissederiz, hissediliriz…

Yazının devamı »

ademin öyküleri Adem’in Öyküleri, Daniel Quinn‘in İsmail adlı romanında üzerinde fazla durmadığı, bir sonraki romanı B’nin öyküsü‘nde ise yüzeysel olarak anlattığı -animist vizyon- ile ilgili, 7 bölümden oluşan bir öykü kitabı. Bu kitapta Animist vizyonun ne olduğuna dair net bir yanıt bulamayacaksınız. Zaten Adem de “biri sana bu kanunu anlatırsa o kişi ya delidir ya da yalan söylüyordur” diyor. Tanrılar bu yasayı bütün nesnelere ve olgulara yazdılar. Ama bunun için kelime kullanmadılar ki herkes okuyabilsin. İşte bu yüzden hiç bir insan bunu kelimelere dökmeyi başaramayacak. Çünkü bu yasa kelimelere dökülemeyecek kadar basit…

Not: Daha önce tanıtımını yaptığımız bu kitapta yer alan tüm hikayeleri ekleyerek bu gönderiyi güncelledik. Kitabın tamamını buradan okuyabilirsiniz.

Yazının devamı »

Dünya İsimli Bebek

22 Kasım 2007

Elfun K.

Uygarlığı ortadan kaldırma fikrinin, ağrıdan kurtulmak için ağrıyan bir başı kesmek fikriyle aynı şey olduğunu düşünenler için yazılmış kısa bir hikaye.

“Bundan üç milyar sene önce, Dünya adındaki bebeğimizin yaşamı başlamıştı. Nur topu gibi, oldukça sağlıklı olarak, milyonlarca sene boyunca hayatını sürdürdü. Üç milyon sene evvel, gözlemlediklerini hikayeleştirip, geçmiş, şuan ve gelecek arasında bağ kurarak senaryolar ve hikayeler kurgulayabilme yeteneğini keşfetti. Tüm yeteneklerini ve becerilerini birbirleriyle hiçbir sorun olmadan uyumlu bir şekilde kullanabiliyordu. Bedeninin parçaları, organları gayet sorunsuz ve hiçbir şikayetleri yoktu.

Yazının devamı »

Bir gün, yolculuğu sırasında Uru, kimsenin görmediği, kimsenin konuşmadığı, kimsenin duymadığı, kimsenin bir şey yapmadığı ve kimsenin düşünmediği bir yere geldi. Burası komşuları tarafından Uyuyanlar Vadisi olarak bilinirdi. Dünyanın geri kalanında Uyandırıcı olarak bilinen Uru, Uyuyanlar Vadisi’nde farklı bir isme sahiptir ve bu hikaye bu ismi nasıl aldığı üzerinedir.

Uru, kendisine, “Uru, Uru! Lütfen bana yardım et! Gözlerim uykuda, bu yüzden göremiyorum.” diye seslenen bir adam ile karşılaştı. Uru adamın gözlerini uyandırdı ve yolculuğuna devam etmeye koyuldu, fakat adam “Gözlerimi uyandırdığın için, Uru, sana teşekkür ederim, ancak ayrılmadan önce görevini tamamlamak ve nereye bakmam gerektiğini söylemek zorundasın.” diyerek Uru’yu durdurdu.

Yazının devamı »