Mucizeler Kesiti – 2
9 Nisan 2009
Anadolu! Lime lime ederlerken etini kemiğini, sahte raporlar yazıp satarlarken kuş cennetlerini, sesim yine yetişmiyor, yine senden uzaktayım. Senin bu eşsiz güzelliğini bilmesem, böylesine sevebilir miydim hiç seni? Gerçekten sevebilmek için, bilmek ve asla unutmamak gerekiyor. Öyleyse yetişin ermiş alıç ağaçları, yetişin bilge Hikmet’ler imdadıma. Ateşli bir sohbete dalıp, gerçekten daha gerçek bir hayal yaşatın bana.
- Karadeniz’in ardında uzanan dağların güney yüzüne ulaştığımda, ormanlar çok daha kuru ve seyrekti. Önce etrafta kayınlar olsa da kısa sürede hepten seyrelip kayboldular. Onların yerini meşeler, karaçamlar ve sarıçamlar almaya başladı. Sizin, dağın başında tek başınıza kalmadan önce yaşadığınız ormanlara benziyordu yani bunlar. Ancak daha sonra hiç anlayamadığım bir şey daha oldu.
- Nedir o?