Çöküşten Sonra Eşitlikçi Sosyal, Ekonomik ve Politik Yapıların Korunması ve Yaratılması
11 Aralık 2005
Çöküşe doğru ilerlediğimiz büyük ölçüde tartışmasızdır. Çöküşün sayesinde meydana gelebilecek faktörlerin burada detaylı bir sorgulanmasını vermek gereksizdir. Amacım bunun yerine bunun iki mislidir:
1. Çöküşün alacağı biçimi keşfetmek; bu küresel endüstriyel uygarlığın ufalandıkça gerçekten neyi yaşayacağımız üzerine tahminlerde bulunmaktır, ve daha önemlisi:
2. Bir uygarlıksal çöküş durumunda eşitlikçiliği nasıl yaratmayı ve sürdürmeyi umut edebileceğimizi keşfetmektir.
Neyi Beklemeliyiz?
Çöküşün geldiğini hemen nasıl bileceğiz?
Uyarıcı işaretler evvelden beri mevcuttur. Bizler petrol alt yapısının çöküşünü yada Katrina ve Rita kasırgaları hakkında daha önce de yazmıştık. Belki de bu kış haklı olup olmadığımızı öğreneceğiz.
Bununla birlikte, “Evet, uygarlık çöküyor” diyebileceğimiz bir noktanın olacağı da olanaklı olmayabilir. Bu toplumun tüm politik ve ekonomik altyapısının ani bir parçalanma olabileceği de olanaklı olmayabilir. Bir olasılık göreceğimiz şey, savunulamaz olana kadar savaş ve baskının bugünkü miktarının bir sonraki dönemde artışıdır.
Bu; bizler petrol için tüm kürede her yerde savaşmaya devam edeceğiz, ta ki ordularımız için kullandığımız, Orta Doğu’dan, Hazar Denizinden, Güney Amerika’dan vs. getirdiğimiz petrolümüz azalana kadar. Bizler, polis arabaları, kontrol noktaları, GPS sistemleri, bilgisayarlar vs. için güç kaynağı olan petrol kalmayana dek takip altında olma, yasa baskısı ve ayrılığın azaltılması biçimindeki artan politik baskıya maruz kalmaya devam edeceğiz. Ve Amerikan ekonomisi daha çok insanı yoksulluğa, borca ve işsizliğe mecbur bırakarak çökmeye devam edecektir. Bir çöküşe benzemeden önce geri çekilme olarak görünecektir, daha sonra da bir depresyon.