Gösterinin Sonu

24 Aralık 2005

Gösteri bitti, oyuncular sahneyi terk etti. İzleyiciler şapkalarını ve paltolarını almak ve eve koyulmak için ayağa kalktılar. Etraflarına bakındılar, şapka yok, palto yok, ve ev yok.”

Gösterinin hızla sonuna yaklaşıyoruz. Senaryo çok daha heyecanlı… İnsanlar açlıktan ölüyor, işçiler çok kötü çalışma koşullarında çalışıyor, kültürel parçalanma had safhada ve sahne felakete sürükleniyor… Zaman kısaldıkça, gösterinin başlangıçtaki mutlu sonla biteceğine dair inancımızın yerini endişeler almaya başlıyor. Gösterinin sonu yaklaşıyor, çünkü artık sahnenin bu kadarını kaldıramayacağı kesin. Çünkü artık sahnenin çöküp herkesin altında kalıp ölmesi an meselesi.

Ölenler yaşamalı, fakirler zengin olmalı, sömürülenler sömürmeli, horgörülenler hoşgörülmeli, grileşenler yeşilleşmeli, aç olanlar tok olmalı, vs. vs. Oyunun sonunu değiştirmek için bir şans sahneye fırlıyoruz. Oyuncuların arasına karışıyoruz. Daha önceden kendimiz için yazılmış bir rolü oynadığımızın farkına bile varmadan, senaryoya uygun devam ediyoruz.

Gösterinin sonu geldiğinde, diğer tüm oyuncular sahneyi terk ediyorlar. Ve yalnız kalıyoruz. Etrafta hiçbir şey yok. Hepsi gitmiş. Herşey dağılmış. İşte o zaman, az önce sergilenenlerin bir oyun, kendimizin şuanki durumunun ise gerçeğimiz olduğunu anlıyoruz. Çok mu geç? Hazır değil miyiz? Ama, hazırlanabiliriz? Artık gösteri bittiğinde, paltosuz, şapkasız, ve evsiz kalacağımızdan eminiz.

  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Netvibes
  • del.icio.us
  • StumbleUpon

Yorum yaz

Yorum eklemeniz için önce "giriş" yapmalısınız.