2007

İlerlemenin Kısa Tarihi

Ronald WrightA Short History of Progress

Yeryüzündeki çölleri süsleyen devasa kalıntıların çoğu ilerleme tuzaklarının heykelleridir. Onlar kendi başarılarının kurbanı olmuş uygarlıkların mezar taşlarıdır. Bir zamanlar güçlü, karmaşık ve gösterişli olan bu toplumların yazgısı bizim için ders alınır niteliktedir. Onların ilerlemenin-kisa-tarihikalıntıları ilerlemenin izini gösteren batıklardır. Daha modern bir benzerlik kurmak gerekirse, kara kutularında neyin ters gittiğini bulabileceğimiz yere çakılmış uçaklardır. Bu kitapta, geçmişteki hataları tekrarlamanın önüne geçebileceğimiz umuduyla bu kutulardan bazılarını (Sümerler, Mayalar, Mezopotamya, Roma İmparatorluğu, Mısır, Çin) açıp, uçakların uçuş planlarını, mürettebat seçimlerini ve tasarımlarını gözden geçirmek istiyorum. Şüphesiz bizim uygarlığımızın özellikleri geçmişteki uygarlıklardan farklıdır. Ancak bu farklılık bizim sandığımız kadar büyük değildir. Bir kere, geçmişte ya da günümüzde yaşaması fark etmez, bütün uygarlıklar dinamiktir. En yavaş hareket edenler bile uzun vadede ilerleme kaydetmiştir. Her uygarlığın durumu birbirinden farklı olsa da, modeller endişe ve cesaret verici biçimde benzerlik taşımaktadır. Hatalarımızın tahmin edilebilir oluşu bizi alarma geçirmeli, ancak bugün neyle karşı karşıya olduğumuzu anlamak için bu hataları kullanabilme şansımız bize cesaret vermelidir.

Devamını okuyun

Doğal Tarımın Dört İlkesi

Masanobu Fukuoka

Bu tarlalarda gezerken dikkatle bakın. Pervane böcekleri ve güveler telâş içinde uçuşurlar. Balarıları çiçekten çiçeğe konarlar. Yaprakları aralarsanız gölgenin serinliğinde oynaşan böcekler, örümcekler, kurbağalar, kertenkeleler ve diğer küçük hayvanlar görürsünüz. Köstebekler ve yer solucanları toprağı kazarlar.

Bu dengeli bir pirinç tarlası ekosistemi. Böcek ve bitki toplulukları burada düzenli bir ilişki sürdürüyorlar. Bir bitki hastalığının bütün tarlayı kaplamasına karşın mahsûlün hiç etkilenmediğini görmek alışılmadık bir şey değil.

Devamını okuyun

Ekin Sapı Devrimi

masanobu fukuokaHaftalar önce gezinirken küçük bir bahçe ile karşılaşmıştım. Toprak güzelce bellenmiş, yabani otlarından ayıklanmış, ve düz bir hat boyunca ıspanak ekiliydi. Gözüm bahçenin etrafını çevreleyen tellerin hemen yanına takıldı. Hemen hemen bahçe kadar bir alanı yoğun bir şekilde kaplayan emegümeci vardı, hemen yakınlarındaki böğürtlenlere kadar uzanıyor ve aralarından labada ve kuzukulağı seçiliyordu. Hiçbir şey yapmadan, Doğa Ana’nın cömertliğinde ortaya çıkan çeşitlere karşılık, zahmet ve müdahale ile yetiştirilen tek bir ürün. Üzerine düşündüm… Ve bir çırpıda okuduğum bu kitapla karşılaştım…

Devamını okuyun

Anarşist Altkültür

Feral Faun

“…hayal gücü yokluğu modellere ihtiyaç duyar; tam manasıyla onlara güvenir ve yalnızca onlar sayesinde yaşar.”

Kuzey Amerika’da hiçbir anarşist hareketin olmadığını iddia etmek kolaydır. Bu iddia kişiyi o hareketin doğasını ve insanların hareket içindeki rollerini incelemekten kurtarır. Ama yayınlar, kitabevleri, anarşist evler, işgal evleri şebekesi ve bunları devlet karşıtı perspektiflere bağlayan yazılar kuşkusuz mevcut. “İsyan” sembolleri, ritüelleri ve ıvır zıvırlarıyla dolu bir altkültür olarak kristalleşiyor bunlar. Peki bir altkültür arzuladıkları hayatları yaşayabilecek özgür bireyler yaratabilir mi? Anarşist altkültür açıkça yapıyor bunu. Bu makalede bunun nedenlerini ortaya koymayı umuyorum.

Devamını okuyun

Ahmaklar Gemisi

Ted Kaczynski

Sebastian Brant'ın ahmaklar gemisi kitabından bir illüstrasyon.

Bir zamanlar, bir geminin kaptan ve zabitleri kendi denizciliklerini çok beğenir ve kendilerine çılgınca hayran olurlardı. Gemiyi kuzeye çevirdiler ve tehlikeli buzullarla karşılaşıncaya kadar yol aldılar. Kendilerine yalnızca denizcilikteki ebedi başarılarını gösterme fırsatı vermek için kuzeye doğru çok daha tehlikeli sularda yol almaya devam ettiler.

Gemi daha yüksek enlemlere ulaştıkça, yolcular ve mürettebat giderek rahatsız oldu ve aralarında tartışmaya, içerisindeki bulundukları koşullar hakkında şikayet etmeye başladılar.

Devamını okuyun

Teknolojiye Karşı

John Zerzan’ın 23 Nisan 1997 tarihli konuşması

Geldiğiniz için teşekkürler. Bu öğleden sonra sizin Luddit’iniz olacağım [Luddite: 19. yy. İngiltere’sinde Sanayi devrimine karşı çıkan, makinalara zarar vermek yoluyla aktif direniş gösteren işçi gruplarına mensup kişiler]. Sembolik bir Luddite olarak, bu popüler olmayan veya tartışmalı bayrağı taşımak bana düşüyor. Zaman kısıtı nedeniyle vurgu daha ziyade maddelere indirgenmiş bir şekilde derinlikten çok genişliğe yapılacaktır. Ancak bunun biraz genel tespitler niteliğinde olacak konuşmamın ikna ediciliğine zarar vermeyeceğini umut ediyorum.

Devamını okuyun

Surplus

SurplusSurplus: Terrorized Into Being Consumers ; Erik Gandini‘nin yönettiği ve Johan Söderberg’in düzenlediği 2003 yapımı bir belgesel. Tüketim çılgınlığı-Tüketim karşıtlığı, G8 zirvesi ve Genoa eylemlerini ele alan ve John Zerzan’ın yorumlarıyla olaylara farklı bir bakış açısı getiriyor.

 

 

 

 

Devamını okuyun