Jeff Vail

Genel Açıklama

Bu yazı ile amacım, hiyerarşik güç merkezileşmesi sonucu gelişen modern devlet sisteminin yapısal evrimine yol açan tarihsel koşulları örneklemek, günümüzde gerçekleşen olayların modern devlet sisteminin temelini nasıl geçersiz kıldığını açıklamak, ve bunun yerine gücün dağıtıldığı geçerli ve cazip bir köksap modeli sunmak. Ek olarak, köksapın, büyümek ve gelişmek için hiyerarşinin iletişim altyapısını kullanmadan kendi organik altyapısını kurmak zorunda olduğunu göstermeye çalışacağım. Ümit ediyorum ki bu yazı, hiyerarşiye alternatif olarak köksapın gelişimini desteklemeyi arzu edenler için kuramsal bir iskelet görevi görecek. ESAS KONU: Köksap üstün nitelikli, organik bir iletişim kuramı geliştirmek zorunda aksi halde başlamadan biter.

Yazının devamı »

Uygarlığın Ötesinde

3 Şubat 2010

Daniel Quinn’in “Beyond Civilization” kitabından…

Bir zamanlar dünya denen bir gezegende yaşam ortaya çıkmıştı. Kurtlar, balıklar, kuşlar , orangutanlar, keçiler, aslanlar, hepsi kendine özgü pek çok farklı sosyal yapıya sahiplerdi. Yaşam ağının üyelerinden olan bir tür ise kabile denilen eşsiz bir sosyal yapı geliştirdi. Kabile milyonlarca yıl boyunca insan için işe yaramıştı, ancak bir zaman geldiğinde kabileye göre daha hiyerarşik olan (uygarlık denilen) yeni bir sosyal yapıyı denemeye karar verdiler. Çok geçmeden, hiyerarşinin en tepesindekiler büyük bir lüks içerisinde yaşamaya başladı, boş zamanlarının tadını çıkarıp her şeyin en iyisine sahip oldu. Onların altındaki daha geniş bir sınıf insan ise oldukça iyi yaşıyordu ve bundan şikayetleri yoktu. Ancak hiyerarşinin en altında yaşayan kalabalık bundan hiç de hoşlanmadı. Hayatta kalmak için mücadele ediyorlardı. Çalışıyor ve hayvan sürüleri gibi yaşıyorlardı.

Bu işe yaramıyor,” dedi kalabalık. “Kabile tarzı daha iyiydi. O tarza geri dönmeliyiz.” Ama hiyerarşiyi yönetenler “O ilkel yaşamı sonsuza kadar arkamızda bıraktık. Ona geri dönemeyiz.” dediler.

Yazının devamı »

Kopenhag: Çevreci İntihar

13 Aralık 2009

Yeryüzündeki tüm haksızlıkların odağı, en çok ezilene, yani doğaya yapılan haksızlıktır. Bu haksızlığı ortadan kaldırmadan ne iklimi korumak, ne açlıkla mücadele etmek, ne de bir canlıyı kurtarmak mümkün olabilir. Hak parçalanmaz, bütündür.

Güven Eken

4178686146_05fe892c52

Bir kış sabahı, Fas’ta, Atlas Okyanusu kıyısındayım. Denizden karaya doğru yürüyorum. Adımladığım yolda tek bir bitki yok. Her yer kum.

Derken, gözüme yeşil bir leke ilişiyor. Bir kum bitkisi. Karadaki hayatın ilk izi. Kumun içinden fışkıran deniz şebboyu, etli yaprakları ile bu tuzlu ve kuru dünyada yaşama tutunuyor. Başımı yerden kaldırıp ileri baktığımda önce şebboyların sıklaştığını, sonra aralarına başka bitkilerin karıştığını ve en arkada boylu çalıların uzandığını görüyorum. Ayağımın ucundaki küçük kum bitkisinin toprağı geliştirmesiyle, zaman içinde bulunduğum noktada da başka bitkiler ve sonra boylu çalılar yeşerecek, biliyorum.

O kum bitkisi ile karşılaştığım anda, dünyanın başka bir noktasında, Kopenhag’da 15 bin insan “dünyayı kurtarmak” niyetiyle bir araya geliyor. Amaçları, dünyanın ısınmasını iki derecede tutarak atmosferdeki karbondi­oksit “CO2” oranını 1990’ların altında düşürmek. Bu hedefe ulaşabilmek için, yenilenebilir enerji gibi teknolojileri yaygınlaştırmak. Böylece, dünyanın daha fazla ısınmasına engel olmak.

Yazının devamı »

Önermeler

15 Kasım 2009

Endgame’in Önermeleri

Birinci Önerme: Uygarlık sürdürülebilir değildir ve asla sürdürülebilir olamaz. Bu aynı şekilde endüstriyel uygarlık için de geçerlidir.

İkinci Önerme: Geleneksel topluluklar, yok edilmedikleri sürece topluluklarının dayandığı kaynakları çoğu kez gönüllü bir şekilde satmaz veya terk etmezler. Ayrıca diğer kaynakların – altın, petrol, vs. – çıkartılabilmesi için topraklarına zarar verilmesine isteyerek izin vermezler. Bu kaynakların çıkartılmasını isteyenler, bu nedenle, geleneksel toplulukları yok etmek için ellerinden gelebilecek her şeyi yaparlar.

Üçüncü Önerme: Yaşam tarzımız – endüstriyel uygarlık – ihtiyaçlara dayanır. Devamlı ve yaygın şiddet olmadan çok hızlı bir şekilde çökecektir.

Yazının devamı »

Derrick Jensen , Yıldız Savaşları filminin çevreciler tarafından yazılsaydı nasıl olabileceğini hayal ediyor. (Türkçe altyazılı)